ODTÜ IEEE’nin düzenlediği Kampus Gelişim Günleri çerçevesinde öğrencilerle buluşan Feridun Düzağaç söyleşi sonra Televizyon Gazetesi’nin sorularını yanıtladı. Mütevazı kişiliğiyle dikkat çeken Düzağaç, buna karşın muhalif tavrını da beli etmekten kaçınmadı işte o söyleşiden detaylar:

Feridun Düzağaç kimleri dinler, kimleri okur?

Bende en çok iz bırakanlar, ustalar; Bülent Ortaçgil, Mazhar Alanson ve Fikret Kızılok’tur. Gitara dayalı şarkı yapan, kendi şarkılarını yazan isimler, Vega, Duman, Emre Aydın, Aylin Aslım, Teoman da dinliyorum. Artık çok fazla okumuyorum ben 17 yaşında Fraud’un içindeki benini anlamaya çalışmıştım. (Gülüyor) Ama Barış Bıçakçı’nın ‘Aramızdaki’ en kısa mesafe önerebileceğim bir kitap.
Emre Aydın, Gripin, Nev ve siz aynı dönemde albüm çıkarıyorsunuz. Albüm çıkarmak için riskli bir dönem değil mi?
Albüm çıkarmanın doğru, yanlış zamanları eskiden vardı. Paylaşım şekli çok değiştiği için gidip müzik marketten albüm alma alışkanlığı çok azaldı. Geride kalan 15 yılın hatırına bir ayrıcalığım var, benim albümlerden tek beklentim bu şarkıları mümkün olduğu kadar çok yerde çalmak.
KARDAN ADAM GÜNEŞE AŞIK OLMUŞ
“Bir gün bu şarkı benim hitim dediğim an, ismini albüme vereceğim” demişsiniz, hit bu albümde de gelmedi galiba?
Kıyısından döndük. Aslında yazmış olduğum hit şarkıların hiç birini fark edemediğim için öyle söyledim. Alev Alev’i aranjörümün tercihiyle albüme koyduk, FD’nin akıbetini hiç öngöremedim. ‘Beni Bırakma’ da zor bir şarkıydı, o bu kadar sevildi; de bir önceki albümde yer alan ‘Beni Unutma’ya ne oldu diye düşünüyorum. Son zamanlarda bir batında yazdığım, daha sade anlatabildiğim şarkıları daha çok seviyorum. Yeniköy öyle bir şarkıydı…
Onun da bir anı üzerine yazıldığını duydum…
‘Camı silsen evinin manzarası çok güzel’ dedi aranjörüm ve o şarkı çıktı ortaya…
Albümlerinizin isimlerine de çok kafa yoruluyor.
Deli gibi düşünüp seçmiyorum. Bir anda aklıma geliyor. Genelde albüm sürecinin sonuna doğru oluşuyor. Bu albümün adı bir şarkının sözlerinde geçiyor diye, ‘Kardan adam güneşe aşık olmuş’ olsun istedim, fakat bu isim de çok konuşulacak diye düşünerek FD7 koyduk. Bir adamın 7. albümü ama bu bile konuşuluyor. Çünkü bu adamın albüm isimlerini konuşmaya değer diye bir efsane var.
Yalnızlığı anlattığınız için şarkılarınızda vokalist kullanmadığınız doğru mu?
O birinci ağızdan yazılmış bir yalnız adam şarkısının geri vokalinin yabancılaştırması düşüncesiydi. Bir kişinin anlatması daha doğruydu, o şarkıyla alakalı bir şey. Tüm Hakları Yalnızlığıma Aittir’den çıktı bu efsane. Diğer şarkılarda, albümlerde vokal kullandığımız oldu.
ŞAN KOÇUYLA ÇALIŞTIM, OLMADI
Bir devam filmi bir dinleyici olarak çok farklı bulduğum bir albümdü ama beklenen ilgiyi görmedi neden?
Çözebildiğim tek şey, o zamanki yapımcımın inisiyatifiyle sadece o albümde şan koçuyla çalıştım. Nasıl şarkı söylemem gerektiğinin bana anlatıldığı tek albümdür. Orada şarkı söyleyen sen değilsin eleştirisini çok duydum. Belki de benim kendi akışına bırakılması gereken bir şarkıcılığım var…. Ben biraz buna bağlıyorum, biraz da karanlık bir albümdü. ‘Orijinal Altyazılı’dan sonra yaşadıklarım beni çok zorladı, biraz özüne dönmek kaygılarıyla yaptığım bir albümdü. Yapımcının tiraj beklentisi olan bir albümmüş, o yüzden yapımcı da ben de albüme küstük ve bir kliple kapattık dosyayı. Ancak akustik formla bir albüm yapmayı düşünüyorum ve o albümden çok fazla şarkı girecektir o albüme. Aşk çok uzak, Birgün Ölürsem, Beni Unutma, Yürüdüm… O albüm şarkı bazında benim için son derece ağır bir albüm.
Katıldığınız bir programda Bir Devam Filmi’nin kapağına neden ağaç resmi koyduğunuz sorulduğunda yüzünüzü değil şarkılarımı öne çıkardığınız için belirtmiştiniz, hatta diğer bir konuk Keremcem keşke bir gün ben de bunu yapabilsem demişti. FD7’nin kapağında resminizi görüyoruz. Bilinçli bir tercih miydi, bir çelişki yok mu?
Bu bir çelişki değil bence. Çünkü belli kaygıları aştım ben. Geride kalan onca albüm, sene… O albüm biraz da Keremcem’i kotarmak için söylenen sözlerdi. Ben önde olmayı seven bir adam değilim. O başka bir mecrada müzik yapıyor ve o dünyada yüzünü göstermeye ihtiyacı var. Ben şarkı söylerken bakamam insanlara, benim başka bir paylaşımım var. FD’yi 100 kişiden 70’i tanıyorsa yarısı yüzümü bilmiyordur ve bu çok değerli bir şey benim için. Gıyabında tanınan bir adam olmak daha önemlidir. Popstar değilim, hiçbir zaman olmadım, öyle bir adam da değilim… Orijinal Altyazılı dönemi şöhret olarak anıldım ve şöhret kavgasından yaralı kurtuldum.
O ŞARKIYI YAZAN ADAM DEVRİK
Albüm henüz çıkmadığı için pek bir bilgimiz yok, Sensiz ve Mütemadiyen Ağlıyorum duyuldu şimdiye dek. Albümde bizi neler bekliyor?
Hiçbir albümde bu kadar çıplak kalmamıştım. Dinleyince hemen farkı anlaşılacak 2 şarkı var. Bir tanesinin nakaratı ‘Ben koydum her şeyi, çok zorlandım yoluna…’ Devrik, şarkının adı devrik, cümle devrik, şarkıyı yazan adam devrik… Bir kadına git yolun açık olsun derken bile onu demiyor, kastım buydu. Diğeri de sokak ağzına yaklaştığım bir şarkı, buram buram farklı kokuyorlar zaten. Bir daha da albümden önce çıkış yapmak düşüneceğimiz bir şey değil, bizi çok yoruyor.
Sevgililer günü için erken başlandı değil mi?
Sevgililer Günü’nün bende hiçbir farklı yanı yok ama insanların algısı çok açık o günle ilgili. Onun onlara izlettireceğimiz bir şarkının albümle ilgili algıyı arttıracağını düşündük. Çünkü bugünün Türkiye’sinde böyle bir dönemde çıkıp albüm anlatıyor olmam da tatsız bir durum.
Geçen albümde en beğendiğiniz şarkının Yeniköy olduğunu söylemiştiniz, bu albümde favoriniz ne?
İçimden Şehirler Geçiyor’u dahi katlayan bir şarkı var ama söylemem. Dinleyince de anlamayabilirsiniz. Dinleyicinin hayal gücüne müdahale etmek istemiyorum.
Yandıkbittik.com, Kötüler Çabuk Ölsün diye şarkılar yazmışsınız, bu albümünüzde göremedik. Gelecek albüme mi sakladınız?
Yazdım ama bu albümde yok. Çok sertti onlar, özellikle Yandıkbittik.com çok sertti. Kötüler çabuk ölsün bir şekilde başkalaştı ama yine de şu anda kullanılabilir formda değil.
Politik içerikli şarkılar mıydı?
Yandıkbittik.com teknolojinin tutsağı hayatlara göndermeler yapıyordu, Kötüler çabuk ölsün politik bir şarkıydı.
Twitter’da kendinizi ‘şarkı yazarı-gönül çizeri-profesyonel mutsuz-eski Türkiye güzeli’ olarak tanıtmışsınız.
Profesyonel mutsuz, Erhan Güleryüz’le sohbetimizde çıkmış bir sözdür, o günden beri çok kullanıyorum, çünkü biraz öyleyim. Eski Türkiye güzeli, zamanla eskidiğimden kaynaklanan bir söz… Artık bir abi şarkıcı durumu var. Kendi hallerimle eğleniyorum, birçok insan ünlülerle diyalog peşine girmişken ben tam tersini yapıyorum, ünün ve ünlülüğünü reddedip sıradan bir adam gibi futbol ve hayat hakkında konuşuyorum. Albümümle ilgili şeyleri yazmamaya çalışıyorum. Benim için Twitter sıradanlığımı yaşama alanı…
AŞK İKİ KATİLİ OLAN BİR CİNAYETTİR
Çocukken ne olmayı hayal ediyordunuz?
Alüminyum kapaklı tencerelerin kapaklarını direksiyon yapar, önüme de bir mendil koyup dolmuş şoförlüğü yapardım. (Gülüyor) Eskiden bir tiyatro oyunu çıkartıyorduk okulda, orada diksiyonun bozuk diyerek beni oyundan aldılar. Oyunculuk içimde ukde kaldı. O zamanlar oyunculuk müzikten önce geliyordu. Oyuncu olmak isterdim.
Derman, Binbir Gece gibi dizilerde oyunculuk denemeleriniz de oldu. Oyunculuğa devam etmeyi düşünüyor musunuz?
Oynadığım ikinci diziden çok pişmanım (Binbir Gece), bir süre televizyon düşünmüyorum ancak Gece 11.45’in üzerine geçebileceğim bir sinema performansım olsun istiyorum. Sinemaya devam edeceğim.
Aşkı bu kadar güzel anlatan bir adam için aşk nedir?
Şarkılarımı dinleyenler beni kadınını çok mutlu eden bir adam olarak düşünüyorlar ama beni terk eden iki kadın da şimdi çok mutlular. Biri eski eşim. Sizlere de tavsiyem, aşık olduğunuz insanla evlenin ama bir gün bırakıp gidecekseniz asla çocuk yapmayın. Aşk iki katili olan bir cinayettir.
Şarkılarınızın içinde geçen ‘sevgi’ sözlerinin karınıza ithaf olduğu doğru mu?
Evet, eski karımın adı Sevgi. Doğru…
Kızınızın da şarkıcı olmaya niyeti var mı?
O hem tasarımcı hem şarkıcı olacağını söylüyor. Zülfü-Aylin Livaneli gibi bir baba-kız olacak gibi görünüyoruz.
Kızınız sizin hakkınızda nasıl yorumlar yapıyor?
Birgün Duman dinlerken sen de daha az laf söyle demişti. O sahnede dans etmem gerektiğini düşünüyor. Ben ona göre biraz fazla kontrollü bir adamım, bir gün yüksek bir yerdeyiz, ben kızım dikkat et diye üsteliyorum arkadaşlarıma döndü ve ‘Gözlerde yaşlar, Feridun yine başlar’ dedi. (Gülüyor)
Televizyon izler misiniz? Takip ettiğiniz diziler, programlar var mı?
Futbol dışında yok. Yalnızca Fuat Akdağ ve Mehmet Demirkol’un programı Spor Servisi’ni izliyorum.
Bir müzik programı teklifi gelse düşünür müsünüz?
Aktif olarak müzik hayatı devam eden birinin kendi formatı dışında bir şey yapmasını çok doğru bulmuyorum. Başkalarının şarkılarına, hayatlarına müdahale etmek istemiyorum. Soluklanmak için bir süre şarkı yazmayabilirim, o dönem yapabilirim ama şu an düşünmüyorum.

Röportaj: Gizem Merve Kaboğlu / Televizyon Gazetesi

VN:F [1.9.13_1145]
Oylar: 5.0/5 (2 oylar kullanıldı)
Televizyon Gazetesi Röportajı, 5.0 out of 5 based on 2 ratings